PORTO PALACIO DA BOLSA IGREJA DE SAO FRANCISCO VS.. PORTEKİZ
Igreja de Sao Francisco
Palacio da Bolsa
Porto daki 2. nci günümüzde Porto Katedralinden sonra, gezdiğimiz diğer yerleri paylaşmak istiyorum. Burada gezdiğim yerleri paylaşırken, hissettiğim duyguları da aktarmak istiyorum. Mesela Hollanda da kaldığım uzun aylar boyunca, sokağa çıktığımda gördüğüm, sarısın açık tenli insanlar, Türkiye de nerede ise hiç görmediğim, uzun boylu açık tenli, açık renk gözlü kadın ve erkekler gördüğümde, oraya yabancı olduğumu hissederdim. İngiltere de de aynı duyguları yaşadım. Eğer paylaşımlarımda gördüyseniz ben ya İngiltere de, ya da Hollanda nın köylerinde yaşayıp ölmek istediğimi belirtmiştim.
Portekiz de dolaşırken işte, etrafımdaki insan kalabalığına bakınca, kendimi hiç yabancı hissetmedim. O yaşayıp ölmek istediğim ülkelerdeki, soğuk ve yağışlı havalar da aklıma gelince, Portekiz e başka gözle baktım. Bu ülkede gördüğüm her yerde yaşayabilirim diye düşündüm. O mozaik caddeler, eski sevimli apartmanlar, havası, yeşilliği üstelik okyanus kenarı olması ile, tam yaşanacak yer diye düşündüm ve 7 gün Portekiz de olmak, gördüklerim yetmedi, bu ülkeye tekrar gelip, karış karış gezmeyi çok isterim.
Gelelim gördüğümüz yapılara, bunlardan biri Igreja de Sao Francisco. Dışı sade ama içeri girdiğimizde ise nasıl yani dedik. Her taraf altınla kaplı, işçilikler inanılmaz. her taraf ayrı bir sanat eseri. İyi ki gördük dedik. Porto ya gelirseniz muhakkak gelin.
14. yüzyılda keşişler tarafından inşa edilmiş. Ahşap oymalar altın varakla kaplı. Özellikle İsa’nın Soy Ağacı nı görün diye okumuştum. Alt katta ise mezar odaları bulunmakta. Muhakkak orayı da gezin.
Porto’nun en etkileyici tarihi yapılarından biri olan Palacio da Bolsa, yı görmek için, binanın önünde oturup bekledik. 19. yüzyılda Porto Ticaret Derneği tarafından inşa edilmiş. Sadece dış yapısı değil, içerdeki odalardaki ihtişam bizi büyüledi. Bina şehrin geçmişteki ekonomik gücünü simgelemekte imiş.
Binayı rehberle birlikte geziyorsunuz. Grup olarak dolaşınca herkes, başka odaya geçtiğinde fotoğraf ve video çekmeye çalıştım. Bazı salonlar, diplomatik toplantılar ve özel resepsiyonlar için, hala kullanılmakta imiş. Burası da listenizde muhakkak bulunsun.
Buradan çıktıktan sonra, Porto nun kalbinin attığı Ponte Dom Luis 1 köprüsünün oraya gittik. Yemek yedik. Sonrasında köprüden karşıya geçip, görüntü aldım. Yürüyüş bitince Bold taksi uygulamasını kullanarak Douro nehrinin, okyanusla birleştiği noktaya gidip, okyanus kenarında yürüyüş yapıp. Otelimize döndük.
Ablam yorulduğunu söyleyince, onu otelde bırakıp, çocukluk arkadaşımla listemizde olan Sao Bento tren istasyonuna gittik. Porto daki Time Out a uğradık. Ertesi sabah otobüsle Lizbon a geçip, İzmir'e dönüş uçağına bineceğimiz için otele döndük.
İşte kalan fotoğraf ve videolar;
İsa'nın soy ağacı
camlardan Porto manzarası
Riberia Meydanı
kimse görmüyordu baktım sanki atlayacak aşağıya derken yakın çekimde anlaşıldı durum
Yorumlar
Yorum Gönder