BRAN KALESİ (KAZIKLI VOYVODA - DRAKULA ŞATOSU) BRAN KÖYÜ ROMANYA
![]() |
| Bran Kalesi |
Romanya'da ki 4. ncü günümüzde, 3 arkadaş önce Braşov daki, Tampa Dağında bulunan teleferiğe çıktık. Sonrasında bizi merkezde bekleyen, ablamla arkadaşımı alıp, Bran Kalesine doğru yola çıktık. Yollarda manzaranın çok güzel olduğunu, özellikle belirtmek isterim. Tepesi karlı dağlar ve sapsarı çiçekleri ile uçsuz bucaksız Kanola tarlalarından geçtik.
Bran Kalesi için, (Türkiye de bilinen adı ile Drakula Şatosu ya da Kazıklı Voyvoda) Bran köyüne geldik. Açık pazarın oradan, hemen arkasındaki kaleye, kısa bir mesafe yürüyerek ulaştık. Yalnız Romanya denince, herkesin ilk aklına gelen, Drakula Şatosu olarak bilinen bu şato. Ama Romanya kesinlikle daha fazla bilinir olmayı, hak ediyor. Bence önümüzdeki yıllarda burası daha fazla turist alacak.
Hem kayak yapılabilecek kasaba ve köyleri, hem trekking yapılabilecek ormanları, hem de ortaçağ da kalmış, o güzelim kasabaları ile daha fazla öne çıkacak.
Zira tabiat güzel, yemekler güzel, tarihi şato ve kaleler bolca var. Sanırım tek eksiği otoban. Daha önce de belirtmiştim, arkadaşım Cansen, gezi planlarını yaparken, aradaki mesafeye bakarak listeyi hazırladı. Ama yollar tek yönlü ve trafik yoğun olunca, planlanan her yeri görme şansımız olmadı.
Diğer zorluk Bükreş'te, 3 gece konakladıktan sonra, Romanya'nın batısına doğru, diğer görülecek yerler için, Braşov da konaklayarak, kasaba ve köylere gidişi planlamıştık. Ama Braşov dan, 3 saat git, gez, sonra 3 saat tekrar dön, arkadaşım Tuba arabayı kullanınca, onun için zor oldu. Belki de plan yapılırken, Planlanan kasabalarda, konaklama yapılıp, en son noktadan Bükreş e dönmek olabilirdi.
Son gecemizde Braşov da, sabah hava alanı için 2 saat gösterince, sabah o saate göre kalkıp, Havaalanı yoluna düştüğümüzde, navigasyon sabah yola düştüğümüzde bize 3:45 verince, uçak kaçırıcaz korkusu yaşadığımızı söylemem lazım.
Eğer Romanya için plan yaparsanız, kesinlikle trafik ve yolların durumunu göz önüne alıp, ona göre program yapmanız lazım. Ben Türkiye'nin, Trakya bölgesinde yaşıyor olsaydım, kesinlikle oradan, araba ile, buraları gezme planı yapardım. İstanbul Sabiha Gökçen'den havalandıktan sonra, aradan 1 saat geçmişken, inişe geçiyoruz, cümlesini duyunca kısa bir şaşkınlık yaşamıştık.
Gelelim Bran Kalesine, şansımıza hava çok güzeldi. Park yeri çok yoğundu, Allahtan bir yer bulabildik, ücretini ödedikten sonra yürüyüşe başladık.
Yine çok kalabalıktı, biraz bekledikten sonra, giriş yaptık. Kale 3 bölüm e ayrılmış. 3 farklı bilet aldık. Şato için, videoların olduğu bölüm ve işkence aletlerinin sergilendiği alan için.
Almanya da gördüğüm şatolardan sonra, eh fena değil. Beni ürküten, işkence odasındaki alet ve canlandırma fotoğraflar oldu. Hiç bir zaman, bir insanın, diğer bir insana, işkence yapıp, acı çektirmesini anlayamadım. Bu arada tarihte okuduğumuz, bekaret kemerini de burada gördüm. Daha önce de görmüştüm ama, nerede olduğunu hatırlamıyorum. Bu sefer fotoğrafını çektim, paylaşıcam.
Eğer kale ile ilgili ayrıntılı bilgi almak isterseniz aşağıdaki bağlantıdan okuyabilirsiniz, üstelik Türkçe diline, güzel bir çeviri ile bilgi alabilirsiniz. Ben de şimdi blog a fotoğraf ve videoları koyarken oradan, tekrar bilgilerimi tazeliyorum.
https://www.bran-castle.com
İşte arabayı park ettiğimiz yerden itibaren, yürüyüşe başlıyarak, çektiğim kareleri paylaşıyorum. Bütün kaleyi birlikte görücez şimdi;
![]() |
| İşkence bölümüne geldik |
![]() |
| İşte bekaret kemeri |
![]() |
| Hepimizin Kraliyet ailesi ile fotoğrafı :)) |
![]() |
| kale çıkışında kısa dinlenme |

























































































































Yorumlar
Yorum Gönder