PAMUKKALE ANTİK ŞEHİR , KAKLIK MAĞARASI / DENİZLİ

 


Ben her sene Ankara dan yola çıkıp, Ege tarafına giderken, Afyon üzerinden Denizli'ye uğrarım, bu nedenle bir çok kez Pamukkale ve antik şehirlerine gidip gezdim. Fakat bugüne kadar hiç Kaklık Mağarasını duymamıştım. Televizyonda bir yerli dizide gösterilmiş, bu nedenle son dönemde, herkesin görmek istediği yerler arasında ilk sıraya girmiş.

Bu sene 22 Eylül de İzmir'den gidiş-dönüş, 1 sene önce planını yapmış olduğumuz Portekiz gezisi olunca, Bodrum a deniz tatiline gitmem geç oldu ve ben ancak, 17 Ekim de  Ankara dan yola çıktım.  Afyon Dinarı geçtikten sonra, telefonumun navigasyonunda Kaklık Mağarasını yazarak, daha Denizliye ulaşmadan mağaraya geldim.  Müze kart geçmiyormuş tek kişi 60 Türk Lirası. Park yeri mevcut merak etmeyin.

Arabadan inip görevli kulübesinin yanından merdivenlerden aşağı inmeye başladım. İlk anda gördüğümde nasıl yani dedim, yerin altında bir Pamukkale çıktı karşıma, üstelik mağara ile Denizli merkez arasında 30 km var. Burası Honaz ilçesine bağlı imiş.

Buradaki termal su ve cilt hastalıklarına iyi geliyormuş. Mağarada suya girilmesine izin veriliyormuş.  Ayrıca mağaranın girişinde yüzme havuzu, küçük amfi tiyatro, seyir alanları, kafeterya ve kameriyeler var, Mayıs 2002 tarihinden itibaren, ziyaretçilerin hizmetine açılmış. Ben Ekim ayı ortasında gidince, hiç bir aktivite yapmaya müsait değildi. Kafeterya ve yüzme havuzu kapalıydı.

Kaklık Mağarası geniş girişi ile doğrudan güneş ışığı alıyor, yürüdüğüm iskele ıslak ve su birikintileri vardı. Yürürken tepenize sular damlıyor. Mağara içinde yosun tutmuş yerler var, ufak şelale gibi sular akıyor. Su berrak ve insanda içine girme isteği uyandırıyor.

Mağara gezim bitince, Pamukkale travertenlerin olduğu bölgeye gidip, travertenleri ve antik şehiri gezdim. Antik tiyatroda güneşi batırdım. Sonra arabanın olduğu ana cadde de gölün olduğu yerde, yürüyüş yapıp ördekleri görüntüledim. Arabaya döndüm. Uyku tulumumu almıştım, ama çok soğuk olmayınca onu açmadım. Küçük battaniyem ve yastığım ile arabada uyudum.

Neden derseniz, daha önce kaldığım odanın içinde, hareket imkanınız bile olmayan küçük bir oda için 1500 tl dedi. Diğer travertenlerin yanında, önünde yüzme havuzu olan otel 2500 tl fiyat verince. Bir kaç saat için o paraları vereceğime, arabada uyurum dedim. Yurt dışında Norveç te arabada uymuşluğum vardı ama Türkiye de hiç uyumamıştım bu ilk oldu.

Gece 02:30 da bir uyandım, tek araba ben kalmışım, arkada biraz uzakta Jandarmanın kulübesinin ışığı yanıyordu. Vurdum kafayı tekrar yattım. Sonra sabah balonların treylerle gelmesi seslerine uyandım. Sonra balonların şişirilme sesleri, kalktım balonları görüntüleyip yola düştüm. Oradan Aydın Germencik yolu üzerinden Bodrum a ulaştım.

Dönüşte tekrar bu sefer yanımda ablamla, Ankara ya dönerken, Nazilli de Kısmet Pide de pide yedik. Sonra yine Pamukkale ye gelip, orada Titanic Otel de kaldık. Sabah oradan yola çıkınca, ablam görmediği için, onu Kaklık Mağarasına götürdüm. O da bayıldı, çok beğendi mağarayı. Sonra yine Afyon üzerinden gece Ankara'ya geldik. İlk defa hava karardıktan sonra, şehirler arası yolda araç kullandım. Bir daha da kullanmıycam diye kendime söz verdim. İşte fotoğraf ve videolar;

İşte emektar Tijen imle şükür yollardayım







































































,



































Kasım sonu ablamla dönüş yolunda Nazilli Kısmet Pide




yine Pamukkale







Yorumlar

Popüler Yayınlar