SAT GÖLLERİ MİLLİ PARKI / HAKKARİ YÜKSEKOVA
Van Hakkari gezimizin 2.nci günün de, Şenler Otel önünden, saat 08:30 da hareket ettik. Yolda yerel rehberimiz Gülistan Hanımı alarak, Sat Göllerine doğru yolculuğa başladık
Yol üzerinde de Zap suyu üzerinde, Üniversiteli gençler tarafından yapılan, Deniz Gezmiş Köprüsünde mola vererek görüntüledik. Rehberimiz bize hikayesini anlattı. İlgilenen olursa internette hem belgeseli hem de, ayrıntılı bilgileri var.
Zorlu bir coğrafya her taraf dağlar. Tunceli deki gibi gürül gürül akan dere ve nehirler, ağaç fazla yok.
Bir kaç noktada Jandarma Kontrol noktaları var, hepsinde durup, kimlik kontrolleri yapılıyor. Göllere gideceğimiz son noktada, Nüfus Vatandaşlık numaralarımızı yazıp, imza atarak, artık stabilize bir yoldan sürekli tırmanmaya başladık, Yol yılan gibi kıvrılıyor, asfalt olmadığı için, bayağı sarsıcı, camdan yukardan aşağı gelen tozları gördüğümüz noktaya geldiğimizde, hepimiz arabadan indik. Kepçenin işini bitirip, bize yol vermesini bekledik. Bizden başka araç yoktu. Rehberimiz karşımızda tepesi karlı bir şekilde, Cilo Dağını gösterdi .
Açıkcası yükseklik ve yolun böyle olması, beni korkuttu. Her yer uçurum, U dönüşü gibi virajlar, sürekli toz sanki hiç bitmeyecek bir tırmanma gibiydi.
Ve nihayetinde ilk büyük göle geldik ve evet manzara inanılmaz, Sat Gölleri 2020 yılında Milli Park Statüsüne alınmış. Park Müdürü de orada idi ve suya girmenin yasak olduğunu söyledi. Arkamızdan bir küçük kamyon geldi park a tabela yerleştirmek için. İlk gölde çekimlerimizi yaptıktan sonra, bir kaç kişi, ablam ve arkadaşım orada kaldı. Diğerleri ve ben 2.nci göle doğru yürüyüşe başladık.
Temmuz ayında boyumu aşan karları görünce, Haziran ayında gördüğüm Norveç geldi aklıma oraya benzettim.
Buraya geldiğinizde kesinlikle ayakkabı çok önemli, baton da faydalı olur. Ufak bir tepe ve kar üstünde yürüdükten sonra 2. ci göle ulaştık, hala buzlu idi ve görüntü müthiş karşıda akan şelaleyi duyabiliyorduk. Yerde bölgeye has endemik bitkiler.
Bu güzelliklerin olduğu yerler, PKK nın yaşadığı, talim yaptığı yerlermiş. Yukarda küçük bir karakol binası gördüm. Bu arada Van'dan ilk gün Hakkari'ye doğru giderken, ıssızlığın ortasındaki dağların, farklı bölgelerin hep ışıklandırıldığını gördüm. tabiki turistik değil güvenlik amaçlı.
Gölün güzelliği karşısında oradan ayrılmak istemedim. Herkes fotoğraflarını çekip görüntülerini aldıktan sonra, araç bulunduğumuz yere gelmişti ama ben ve bir kaç kişi yürüyerek ablam ve arkadaşımın yanına döndüm.
Sonra dönüş yoluna geçtik, ablam yolda fenalaştı, arabadan çıkıp, bulanan midesini rahatlattı. Araçta en arkada koltuğa yattı ve bizi otele gitmeden direk olarak Hakkari Devlet Hastanesi aciline bıraktılar.
Ablama tetkiklerden sonra serum takıldı. Arkadaşım Cansen ve ben iyiydik. Otele ablamı bıraktık saat 21:30 olmuştu hemen otelin yanındaki çorbacıda Antep'in Beyran çorbasını içtik, otele dönüp yattık.
Sabah ateş mide bulantısı ve ishal ile uyandım. Bir lokma ekmek ve peynir yedim fakat çıkardım.
Meğer gruptan 2 kız kardeşten biri de sabah 3 te acile gitmiş. Ben ve yine gruptan başka bir arkadaş ile Cilo gezisi öncesi, grup otobüsü, bizi Acile bıraktı. Benim nabzım yüksek olunca Dr. Muhammet Ali Tokdemir benden EKG istedi. Vücudunuz çok sıvı kaybetmiş dedi ve sonrasında, kan alıp, damar yolu bağlandı ve 2 büyük serum, arkasından sıvı Parol u damardan verdiler. Bağırsak düzenleyici ilaç verip, nabzım normale dönünce beni de öğlen taburcu ettiler.
2 gün Otelde sağolsun çok ilgilendiler, haşlanmış patates istedik. Onun dışında Muz yiyerek yatıp hiç otelden çıkmadık.
2 gün sonra ise, tekrar Hakkari'den Van'a hareket ederek Ankara uçağına binerek, sağ salim evimize ulaştık. Bu nedenle şimdi burada Yüksek İrtifanın neden olduğu ve tedavisi ayrıntılarını paylaşıyorum. Buralara bireysel gelmek zor önceden izin almak gerekiyor, gelmek isteyenler İnka Tur Trekking ile görüşebilir, çünkü Haziran sonunda da aynı bu geziyi düzenlediler. Bundan sonra yine planlarında var tavsiye ederim.
Ben, belki böyle bir şey olacağını bilsem, ona göre önlem alabilirdik. Mesela Sıvı oksijen gibi. Fakat gerçekten çok güzel bir coğrafya idi ve Cennet Cehennem ve Cilo eteklerindeki Şelaleyi çok görmek isterdim. Buraya gelmek isteyenler önceden ne ile karşılaşacaklarını bilip ona göre önlem alsınlar.
Yaşadığım Ankara : 885 rakım
Konakladığımız Hakkari : 1755 rakım
Hakkâri'nin Yüksekova ilçesi sınırlarında yer alan Sat Buzul Gölleri, yaklaşık 3.400 ila 3.500 metre rakım arasında bulunmaktadır. İkiyaka (Sat) Dağları'nın zirve kesimlerinde konumlanan bu saklı doğa harikası, 28 adet buzul gölünden oluşmakta.
İşte biz bu rakımlara alışık olmadığımız için, gruptaki 18 kişiden 6 sı etkilendi. Ablam ve ben yaşça, grupta daha büyük olunca, daha çok sarstı. Üstelik biz sadece 2 göl gördük. 3.ncüye giden yol, çamurlu idi araba çıkmadı. Zaman dar olunca yürüyerek te gitmedik.
İrtifa hastalığı veya akut dağ hastalığı, yüksek irtifa ve rakımlarda oksijen yetersizliğine bağlı olarak görülen patolojik bir rahatsızlık. Genellikle 2.400 metre (8000 ft) üzerinde görülür. Özellikle yüksek rakımlara tırmanan dağcı ve kayakçılar ile yüksek irtifalarda oksijen desteği olmadan uçan canlılarda görülür.
Alçak atmosfer basıncı nefes alıp vermeyi güçleştirir. Bunun yanı sıra şu rahatsızlıklar görülebilir:
İlk başlarda coşku ve zindelik hissi (öfori) ile birlikte gereksiz cesaret
Baş ağrısı
Mide bulantısı/kusma
Baş dönmesi
Bitkinlik
Daha ciddî vakalarda göğüs ağrısı da görülebilir.İrtifa hastalığı nedeniyle beyin ödemi, koma ve ölüme kadar giden ağır hipoksi/anoksi vakaları oluşabilir.
Pek çok dağcıda belirtiler yüksek rakımda 6 saat geçirdikten sonra görülmeye başlar. Kişi aynı rakımda kalırsa belirtiler 1-2 gün içerisinde kaybolabilir.,
İşte Şenler otel önünden başlayarak fotoğraf ve videolar;
![]() |
| tekrar ilk göle dönüyoruz |
![]() |
| ilk geldiğimizde yoktu, suda yansımalar başlamış |
![]() |
| dönüşe geçtik |
![]() |
| Yüksekovaya geldik |
![]() |
| Gülistan hanım ve arkadaşlarla İran Pazarının orada çay keyfi |
![]() |
| ablamı acilden alıp otele bıraktıktan sonra içtiğimiz Beyran Çorbası |
![]() |
| 2 gün otelde yattıktan sonra ilk kahvaltı Ankara'ya dönüş günü |
![]() |
| otelin arkasında tepede karakol |
![]() |
| Valilik Parkı |
![]() |
| kaldığımız Şenler Otel |
![]() |
| Dönerken Hoşap Kalesinde durduk yine |
Van Hava Limanı eve dönüş vakti, Şükürler olsun















































































































